13 Ağustos 2009 Perşembe
*kendime kuçu aldım, onları eğitirken onlar da beni eğittiler. Artık her sabah saat sekiz buçukta kalkıyorum. Kalkmazsam yatakta minik bir duş alıyorum ve kulaklarımda diş izleri oluyor. Kuçular meğer insan hayatının temel taşlarıymış ve hepsi doğuştan kulak delme konusunda uzmanlar.
*kuçuları birlikte aldığımız sevgili sevgilim izmirde o sahil benim, bu bar senin, şu erkek de şöyle hoş böyle hoş diye blogculuk oynuyor. Bu arada, it oğlu itlerin çişleri, kakaları ve parçalama hırsları ile etkin silahlı mücadele bana düşüyor. Tatil hakkımı yitirmek derimi kurutuyor, netekim pul pul oldum, dökülüyorum.
* Sevgili beckham-meckhamcılıklık oynarken ben istanbulda bir binanın birinci katında sabah akşam yazı yazıyorum. şu ana kadar iki proje teslim ettim ama paraları yatmıyor. Kavgacı yönüm yine de şaha kalkmıyor. Kendimdeki sabra hayran kalıyorum. (ah be kuçular hep sizin yüzünüzden...)
*Yaklaşık bir ay evvel babamı kaybettim. Bu olayın bende yarattığı hasar konusunda emin değilim. (kendime not: yaşlanınca otellerde kalmayacağım) Fakat babamı kaybetmek bana kendimi sorgulattı. Geçici olmamak üzere hayata yeni bir perspektif ile bakıyorum Bundan sonra mevlam kayıra...
*Miras işlemleri ile ilgili açılması gereken davalarım var. Ben daha babamın evine gidip özel eşyalarını toplayamıyorum, arkadaşları baş sağlığı için aradıklarında telefonu açamıyorum.
* İçimde kocaman bir çöp kutusu olduğunu keşfettirdiler. Sümklü mendillerini atıp kapağı bile kapatmadan gidenlere kızmıyorum artık, üzerimden bir yük kalktı...
*Macaristana yerleşip bağ bahçe işlerine kendimi vermek istediğimi keşfettim. Şimdi tek sorun o bağı bahçeyi alabilecek paraya sahip olmak. Önümüzdeki 4 yıl daha buradayım gibi gözüküyor.
*Tüm bu ahval ve şeraitten daha elim ve vahim olmak üzere son bir ay içinde iki oyunculuk teklifini geri çevirerek kendimi şaşırttım. Kariyer önemli ama kariyerden önce hayatıma bir düzen getirmeliyim dedim. Hala aynı görüşteyim.
*ebeveynlerin günahlarının bedelini çocuklar ve çocuklarınkini de ebeveynler ödememeli. Köpekler eve yaparlarsa bana hırlayan biricik ev arkadaşımın düzenli hayat için de köpeklere hırladığını fark ettim. O insan benim için hala bir muamma ama süper bir arkadaş. Sadece açılış cümlesindeki konsepti ona anlatabilmek isterdim ama artık kimseye bir şey anlatmıyorum.
*Büyük şeylerden mutlu olabilen ben köpeklerin çişlerini öğrenmesi konusunda koltuktan zıplayarak sevinmek gibi bir abartının içinde buldum kendimi. Cidden bu yaratıklar hayatımda inanılmaz bir sevgi kaynağı oldular ve dokundukları yerlerim eriyor. Herkese tavsiye ederim.
* bloga yazmama kararı almıştım geçtiğimiz aylarda. Zira blog'un amacından ve değerinden yitirdiğini düşünüyordum. Okunsun diye yazmak olayı sarıveriyordu etrafı. Şimdi sevgili ile uzun konuşma metodu olarak onu hayatıma geri alıyorum. Bir de insanın kişisel görüşlerinin bir yerde kayıtlı olmasında fayda görüverdim birden. Öldüğünüzde arkanızda hayatı nasıl gördüğünüze dair bir ipucu olması geride kalanları daha az afallatıyor.
*Uzun süre bir konudan konuşmaya çalışmaktan vazgeçtim. Kendimden sıkılıyorum. O yüzden bu günlük bu yazıyı da burada noktalıyorum.
